İçeriğe geç
İzmir Prina Zeytin kuşağında doğal geri dönüşüm — İzmir, Ege Bölgesi
İzmir Prina Pirina Ürünleri
Zeytin yağhanesinde paslanmaz çelik malaksör ve dekantör hattı

Hakkımızda

İzmir Prina, Ege Bölgesi'nin zeytin kuşağında faaliyet gösteren bir prina işleme kuruluşudur. İşimizin tanımı sade: zeytinyağı üretiminden geriye kalan prinayı toplamak, içindeki suyu kontrollü biçimde uzaklaştırmak, fraksiyonlarını birbirinden ayırmak ve her fraksiyonu kendi kullanım alanına uygun bir ürüne dönüştürmek. Bu sayfada kim olduğumuzdan çok, ne yaptığımızı ve neden bu işin var olduğunu anlatıyoruz.

Ege'de zeytin mevsimi ve prina döngüsü

Ege'de zeytin hasadı genellikle sonbaharın sonunda başlar ve kışın ortasına kadar sürer. Bu dönemde bölgedeki yağhaneler neredeyse kesintisiz çalışır. Zeytin yıkanır, kırılır, malaksörde yoğrulur ve santrifüjle yağından ayrılır. Yağ alındıktan sonra geriye kalan katı ve nemli malzemeye prina ya da yaygın kullanımıyla pirina denir.

Bu malzeme bir yağhane için sorunlu bir yan üründür. Nemi yüksektir, yığın hâlinde hızla ısınır ve fermente olur, taşıma maliyeti ağırlığından dolayı yüksektir, açıkta bırakıldığında sızıntı ve koku üretir. Yağhanenin onu birkaç gün içinde elden çıkarması gerekir. Prina tesisleri de bu yüzden yağhanelerin yakınında, hasat havzasının içinde kurulur; malzemenin taze ve işlenebilir hâlde tesise ulaşması gerekir.

Bir prina tesisi ne yapar?

Tesisin işi, mevsimlik ve bozulabilir bir malzemeyi yıl boyunca kullanılabilen standart ürünlere çevirmektir. Bu dönüşüm birbirini izleyen birkaç adımda gerçekleşir:

  • Kabul ve ön ayrıştırma. Gelen yaş prina tartılır, nemi kontrol edilir ve yabancı madde açısından gözden geçirilir.
  • Kurutma. Malzemenin nemi döner kurutucularda kademeli olarak düşürülür. Kurutma bu zincirin en kritik ve en enerji yoğun adımıdır; fazla kurutmak ürünü yakar, az kurutmak depolamada bozulmaya yol açar.
  • Fraksiyonlara ayırma. Kurumuş malzeme elenerek zeytin çekirdeği kırıkları ile hafif küspe birbirinden ayrılır. Bu ayrım, iki çok farklı ürünün doğduğu yerdir.
  • Yağ ekstraksiyonu. Kuru küspede kalan yağ, çözücülü ekstraksiyonla alınır ve ham pirina yağı olarak rafinasyona gönderilir.
  • Peletleme. Yağı alınmış kuru küspe, presten geçirilerek 6–10 mm çapında silindirlere sıkıştırılır.
  • Depolama ve sevkiyat. Ürünler nemden korunacak biçimde stoklanır ve dökme, big-bag veya torbalı olarak yüklenir.

Bu zincirin görsel anlatımı için üretim süreci sayfamıza, sürecin girdisi olan malzemenin tanımı için ise Pirina Nedir? sayfamıza bakabilirsiniz.

Ürün ailemiz

Tek bir hammaddeden dört farklı ürün çıkar ve bunların alıcıları da birbirinden farklıdır. Pirina peleti otomatik beslemeli kazanlarla çalışan tesislere, kuru pirina dökme yakıt kullanan endüstriyel kazanlara ve seralara, pirina çekirdeği düşük kül ve yüksek ısıl değer arayan kullanıcılara, rafine pirina yağı ise gıda ve oleokimya sanayiine yöneliktir.

Bir üretim zincirinin sağlıklı olması, bu dört çıktının hepsinin yerini bulmasına bağlıdır. Yalnızca birine odaklanan bir tesis, diğer fraksiyonları ya düşük değerle satmak ya da elinde tutmak zorunda kalır; bu da hem ekonomik hem çevresel olarak verimsizdir.

Prina işlemenin çevresel tarafı

Prina değerlendirme özünde bir atık azaltma faaliyetidir: aksi hâlde bertaraf edilmesi gereken organik bir yük, yakıta ve hammaddeye dönüşür. Ancak bu dönüşümün kendi maliyeti vardır ve bunu görmezden gelmek, işi olduğundan temiz göstermek olur.

En büyük kalem kurutmadır. Yüzde altmışın üzerinde nemli bir malzemeden suyu uzaklaştırmak, zincirdeki enerjinin büyük bölümünü tüketir. Bu enerjinin bir bölümünün yine prina kökenli yakıtla karşılanması, döngüyü kendi içinde kapatan yaygın bir çözümdür. İkinci kalem baca gazıdır: kurutucudan ve kazandan çıkan gazın partikül tutucularla temizlenmesi, toz ve koku açısından belirleyicidir. Üçüncüsü koku yönetimidir; yaş prinanın kapalı alanda ve bekletilmeden işlenmesi bu sorunun büyük bölümünü kaynağında çözer.

Karasu ise üç fazlı sıkımın ayrı bir çıktısıdır ve yüksek organik yükü nedeniyle kendi başına yönetilmesi gerekir. İki fazlı sisteme geçiş, bölgede bu sorunu küçülten en önemli teknolojik değişimdir; karşılığında tesise daha ıslak bir malzeme gelir. Yani her teknoloji seçimi yükü zincirin başka bir halkasına taşır; doğru yaklaşım, bu yükün nereye gittiğini bilerek çalışmaktır.

Çalışma ilkelerimiz

Biyokütle ticaretinde alıcıyla satıcı arasındaki güven, ürünün tarifiyle teslim edilenin birbirini tutmasına dayanır. Bu nedenle üç ilkeye bağlı kalıyoruz:

  • Ölçülebilirlik. Nem, kül, ısıl değer ve tane boyutu gibi parametreler pazarlık konusu değil, ölçüm konusudur. Ürün sınıflarımızın tipik aralıklarını teknik kataloğumuzda açıkça yayımlıyoruz.
  • İzlenebilirlik. Hangi partinin hangi mevsimden ve hangi işlem hattından geldiğinin bilinmesi, bir sapma olduğunda nedenini bulmanın tek yoludur.
  • Çevresel sorumluluk. Prina değerlendirme, doğası gereği bir atık azaltma faaliyetidir; ancak kurutma ve ekstraksiyonun kendi enerji ve emisyon yükü vardır. Bu yükü küçültmeden yapılan iş, sorunu yalnızca yer değiştirmiş olur.

Bölge ve mevsim

Faaliyet alanımız İzmir ve çevresindeki zeytin havzasıdır; Kemalpaşa ve komşu ilçeler bu havzanın merkezinde yer alır. Hammadde arzı doğrudan hasat mevsimine bağlı olduğu için üretim yoğunluğu da mevsimseldir: yaş prina kabulü kışın yoğunlaşır, kurutulmuş ve peletlenmiş ürünün sevkiyatı ise yıl boyuna yayılır. Mevsim takvimi ve sevkiyat biçimleri hakkında ayrıntı için Bölge ve Sevkiyat sayfamıza bakabilirsiniz.

Türkiye'de zeytin ve zeytinyağı sektörünün genel çerçevesi T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülür; zeytin yan ürünlerinin gıda ve enerji zincirlerinde değerlendirilmesine ilişkin uluslararası kaynaklar için FAO yayınları izlenebilir.